IBM 70.Yıl kutlaması

24 Aralık 2008, Çarşamba günü Four Seasons The Bosphorus, Ortaköy'de gerçekleşen bu etkinlik kokteyl ile başladı yemekle devam etti. Sonrasında Genel Müdürümüz Eray Yüksek konuşmasını yaptı. IBM Teknoloji Hizmetlerinin ismi Source olarak geçiyordu. Bu şirketin ismi IBM Global Services olarak değiştirildiği açıklandı. Hemen ardından Işın Karaca'nın güzel ses yorumuyla konserini dinledik.

 

       

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | IBM | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 26 Aralık 2008 Cuma 18:40
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

İzmir Yolculuğum

İki üç hafta öncesinden planladığım cuma gecesi için ilk önce BUFOK yemeğine katılıp daha sonrasında dumtıs bir ortama gidecektik oradanda çıktıktan sonra koç üniversitesinde gece 22:00 da başlayıp sabah 08:00 de bitecek olan silverlight eğitimine katılacaktım. Fakat planladığım gibi gitmedi Evdeki Pazar çarşıya uymaz derler ya aynen bunu yaşadım. Olağan üstü bir haber üzerine IBM İzmir'e gitmek zorunda kaldım. IBM İzmir'i çok görmek istediğim ve İzmirde çok değer verdiğim arkadaşlarımı görmek için herşeye değer diyerekten bir gazla çıktım :)  Herşey tam planladığım gibi oldu. IBM İzmirde çalışmalarımızı yaptık ve arkadaşımla kordonda güzel bir yemek yedikten sonra uçakla istanbula geri döndüm. Aşadağıkilerde kısa sürede çektiğim fotoğraflardan bir kaçı.

 

 

       


       

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 26 Aralık 2008 Cuma 18:15
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

@Antalya @Isparta @Bursa

Bayramda herkes tek şehirde kalıp örf ve adetlerini uygular ama benim için hiç öyle olmuyor. Hayatın ritmine ayak uyduruyorum ve o da beni çok savuruyor. Bu bayramda benim için bol aksiyonlu geçti.  9 günlük çılgın tatili en iyi şekilde değerlendirdiğimi düşünüyorum. Dinlenerek, kitap,okuyarak,ailemle muhabbetler ederek gelecek planlarını paylaşarak, fotoğraf çekerek, değer verdiğim arkadaşlarımla görüşerek nargile içerek, yerimde bile oturmadan bol yer gezerek geçti. Şimdi bayram tatilimde çektiğim fotoğraflar karşınızda :)

Bu aşadağıkiler Sadece @ntalyaya ait olan fotoğraflar  

       
Işıklar Yolu - Yörükoğlu

       
Antalya Konyaaltı İskeleesi                                                      Annem                                                               Antalya Limanı

       
Antalya Üç Kapılar                                                         Portre :)                                                                  Portre :)

          
Yansıma Kardeşim                                 Kardeşimin odası ve baterisi            portre :)

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 23 Aralık 2008 Salı 17:21
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Disney ve Pixar'in yeni filmi: UP

Disney ve Pixar'in yeni filmi UP 29 Mayis 2009 da gosterime sunacağını açıkladı ama resimlerine bakılırsa çok eğlenceli bir film olacak gibi duruyor :)

 

                   

 

 

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 10 Kasım 2008 Pazartesi 08:36
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

vee Göl Yazı

Gölyazı fotoğrafçılık anlamında Türkiye'nin simgesi olan bir köydür. Her fotoğrafçının da kesinlikle gitmesini ısrarla tavsiye ederim. Bursa-İzmir karayolunda Uluabat gölü (Apollont gölü)kıyısında küçük bir yarımada da kurulmuştur. Tarihi Roma dönemine kadargider. Roma döneminden kalanları evlerin temel taşlarında görmekmümkündür. Tarihi ve coğrafi orijinal özellikler taşır. Apollon Krallığı'nın merkezi olarak bilinir. Köyün başlıca geçim kaynağı günümüzde balıkçılık ve zeytincilik'tir. 

AIESEC Kahvaltısından çıkar çıkmaz otobüsleri kaçtığını ve oradan taksi geçmediğini öğrenir öğrenmez otostop ile çekirgeye indik. Bu sırada cep telefonundan nete bağlanıp saatlerini kontrol ettik. 11 arabasına yetişmemiz için 10 dakika kalmıştı. Çerkirgeden  taksiyle metro ya yetiştik. Küçük sanayi ye vardık. Aksiyonumuz başarılı oldu 10:58 de oradaydık fakat otobüslerin 10:00 ve 14:00 da kalkacağını bize söylediler. Bizimle bekleyecek 18 kişi daha vardı. Biz 3 kafadar gittik Görükle otobüsüne teklifimizi sunduk onlarda kabul ettiler. Hiç bir yere uğramadan 20 dakika içinde orada olduk. İstediğimizden çok daha ii oldu. Çılgınlar gibi fotoğraf çekmeye başladık. Derken Sedat'ında üye olduğu Uludağ fotoğrafçılık klübünü yakaladık ve fotoğraf maceramız gün boyunca sürdü. Fotoğraflar aşağıda ;)

 

            

    

    
       
     



      

   

   

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 09:01
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Bursada 3.Gün

Akşamına çıktıktan sonra Ulu Cami üninde ilginç şekillerde pozlar verdikten sonra Pirinç handa nargile içerek günü noktaladık.

             

Bursada 3.Gün

Gece 4 e kadar muhabbet edip saat 7:40 ta kalkmak biraz koydu ama yinede herşey AIESEC için deyip @ in düzenlediği uludağın eteklerinde olan inkaya tarihi çınarda kahvaltıya gittik. Inanılmaaaaz bir kahvaltı yaptık. Genel Merkez Başkanıda bizimle beraberdi gurur duyduk ;) 

 

             

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 06:52
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Bursada 2.Gün.

Bursada 2.Gün. 

Partynin etkisi hala daha süryordu. Sedat AIESEC'in yeni üyesi olduğu için her etkinliğine katılmak istiyor asla caymaması için de motiveyle ve gazla besledim :D İlk olağan toplantısı 01.11.2008 de saat 01:00 de oldu. Ben ailemle vakit geçirmeyi tercih ettim. Babamada nikon makina seçtik. Olağan toplantının sonuna yetiştim. AIESEC Bursa'nın Yönetim Kurulunun çok iyi olduğuna şahit oldum :) Umarım bundan sonraki YK da aynı performansı sağlar. Toplantı Çatı da yapıldığı için çok samimi bi ortam olmuştu toplantı esnasında sedat makinasıyla çıkır çıkır foto çekiyordu. Toplantı bittiğindede ilgi alanı oldu 5 dakika içinde 9999 tane modeli oldu.
Fotoğraf makinalarımızla çok eğlendik. Akşamada halamlara söz vermiştim. Sedatıda davet ettim ve onlara gitmeye karar verdik. Toplantı sonrasında muhabbetler ettik bolbol fotograflar çekildik. Sonrasında tophane de çay içmeye karar verdik. Tophane ye gitmek üzere yola koyulduk ama fotoğraf makinası elimizde olduğu için 25 dakikalık yolu yaklaşık 2 saatte çıktık. Akşamda halamda olacak şekilde problemi schedule ettik. Tophanede güzel bir yürüyüş yapıp bursa manzarasında çay içtik :) Tesadüf eseri babamı aradım oda heykelden geçip halamlara gideceğini söyledi. Heykelde bizi aldılar ve halamlara gittik. Çok güzel bir çorbayla başladığımız yemeğimizde kuru fasulye ve pilavla devam ettik sonrasında börek ve yogurtlu kızartma yedik. Ama bizi bildikleri için biraz miktarlar fazla olarak ayarlanmış bizde yemeyiz demedik ama ben 02:00 a kadar miğdemin içindekileri hissettim. 

         

      

 

          

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 06:19
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

AIESEC Bursa - Gemlik

       

 

 

Askerlik işlerimi bitirdikten sonra kuzenimi görmeye Gemliğe yola çıktık. Teyzemin evine vardık evi tüm körfezi görüyor o muhteşem manzaraya karşı yemek yedik. yeni doğan kuzenimi uzun bir süre sevdikten sevip bir çok fotoğrafını çektim. Hep akrabalar bir araya gelince küçüklüğümüzden söz açılıp şimdiki durum değerlendirilir :D Bunu orada bir kez daha yaşadım. Oradan çıkıp Sedatla AIESEC Bursa'nın Kişisel gelişim eğitime katıldık. Eğitimde Yale üniversitende yapılan bir istatistikten bahsettiler. 1000 küsür öğrenciyi toplamışlar ve gelcek 5 yılınızı planldınız mı diye sormuşlar sonra gelecek 10 yılınızı planladınız mı diye sormuşlar ve son olarak gelecek 20 yılınızı planladınız mı diye sormuşlar. Eller kalkmış inmiş vs. Peki bu yaptığı planı kimler not etti diye sormuşlar. Sadece %3 ü el kaldırmış ve 20 yıl yale üniversitesindeki bu öğrenciler arasında tekrardan araştırma yapıyor ve bu ajandasına not alan %3 öğrencinin paralarının toplamı %97 sinden daha fazla olduğunu tespit ediyorlar.

        

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf | Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 05:58
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Askerlik Tecili

Askerlik işiyle herkes koşuşturduğunu ve benimde bir an önce yapmam gerektiği aklıma geldi. İstanbulda yer bilmem yol bilmem ki insanlar saat 3 te askerlik şubesinde sıraya girdiklerinide öğrenince burada askerlik tecili yaptırmaktan vazgeçtim. Kütüğüm nasılsa çok uzakta değil en iyisi ben Bursada yaptırayım geçiyim hem haftasonunu değerlendiririm hem akrabalarımı görürüm dedim. Şirketteki işlerimizi remote bağlanıp sistem kontrollerini yapma sırası bendede deilmiş hafta sonu hava durumuda müthişmiş herşey istediğim gibi duruyordu. perşembe akşamı yola çıktım. biraz trafik yedikten sonra saat 10:30 gibi eve vardım. Askerlikle ilgili belgelerimi kapının yakınına koyduktan sonra saatimi 05:20 ye kurdum. Diğer sabah 05:32 de askerlik şubesinin önündeydik. İlk ben gitmiştim 15 dakika sonra insanlar dökülmeye başladı. Orada otopark görevlisinin bilgisayarlar ilgili sıkıntısı warmış abem bi bakarmısın demesi üzerine askere sıramı tutmasını rica edip otopark görevlisinin bilgisayarındaki problemi çözüp yine sırama girdim. Saat 08:30 da kapılar açılması üzerine evraklarımı gösterdim askerliğimi erteleticem dedim ve çavuş beni içeri almadı bugun işlem yapmıyoruz sadece askerlik muayeneleri olanları alacaklarını söylediler. İstanbuldan gelmişim 5:30 dan beri sıradayım böyle demesini kaldıramadım. Eniştemin ofisine gidip askerlik şubesini aradım ve işlemlerin yapılabileceğini söylediler. Bende hemen aynen geri döndüm nöbetçi memurla konusacağımı söyledim ve en ön sıradan beni aldılar. mektupta yazan belgelerimi verdim fakat bunların geçerli olmadığını söylediler. ek olarak okuduğum belgeden bir belge daha almam gerektiğini söylediler haydaaa. ne yapmalı ne etmeli mecburen babamı uyandırıp aöf fakültesinden istenen belgeyi almaya gittik. Oraya gittiğimde bana bu belgeleri şu anda veremeyeceklerini fakat onun yerine geçen başka bir belgeyi temin edeceklerini söylediler. Askerlik şubesini arayıp bu belgeyi kabul edebilirmisiniz diye sordum onlarda tamam olur biz üst kurumdan hallederiz zaten dedi. Bende dilekçeyi doldurup gerekli belgeyi aldım. Askerlik şubesine babam beni yetiştirdi. Belgeyi verdim ve bunun işlemi çok uzun bilgisayarlar saat 10:00 da kapanacak bu işlemleri yapmaya zamanımız yok sen zaten üniversite okumuşsun onun tecilini kullanalım dediler ister istemez peki demek zorunda kaldım. Saat: 09:20 bana ilgili evrakları verdiler tıkır tıkır yazdım onayını beklemek çok daha uzun sürüyor. 10:10 komutan çıktı bilgisayar kapatımları 11 olmuştur diye bağırdı. Belgelerim onaylandı ve bir de muayene olmam gerektiğini söylediler bişiler yazdılar yolu tarif ettiler saat 10:50 de sağlık ocaginda sıradaydım. 15 sırada numara aldım ama doktorun odasına gidip benim çok acil işlerimi halletmem lazım istanbuldan bunun için geldim. 10 dakikam var dedim ve ilk olarak aldılar. onayı için baş hekime gönderdiler fakat başhekim yok yardımcısı vardı. beni kapının dışına gönderdi ben asker diye bağırınca gel tamam mı dedi. Yaa bana böyle demeyin psikolojik olarak hazır değilim lütfen ayıp oluyor dedim meğer içerdeki 50 kişi bizi dinliyormuş. muhteşem bi kahkaha koptu :D 2 dakika sonra içerideki yardımcı "ASKER" diye bağırdı herkes yine bi koptu. evraklarım 10:59 da onaylandı ve koştura koştura askerlik şubesine gittim. saat 11:04 te oradaydım. Nasıl bu kadar hızlı hallettiğime çok şaşırdılar .İnsanlar artık bilgisayarları kapatmaya başladı. Nöbetçi memur benim için işlemler bitene kadar bilgisayarı açık tutacağını söyledi. Bende neden bu kadar erken saatte kapatıyorsunuz dedim. Bugun ayın son iş günü bilgisayarlar kapatılıp database yedeği alınıp ankaraya kartuş gönderdiklerini söylediler. 11:06 da kadın evraklarımı yazmaya başladı 11:24 geçti ben soğuk terler dökmeye başladım. Oradaki yönetici memur nöbetçi memura bilgisayarı kapasana artık diye bağırdı. ben kalp krizi geçiricektim ki saat 11:26 da tüm evraklarım hazırlanmış şube başkanının imzası atması üzere bana verildi. şube başkanı içeride toplantı yapmaya başladı sonra odasından çıktı elaleme bağırdı tekrardan odasına girdi ve beni çağırdı saat 11:54 tü imzayı attı bende memura verdim ve çıktım. 12:00 da askerlik şubesinden çıkmıştım ama inanılmaz bir gün geçirmiştim. altı buçuk saatte işlerimi hallettiğime çok sevindim. O günkü adrenalin salgım bana 1 ay yeticek. :D

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 05:25
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

İstanbul Modern’de Tilda Swinton filmleri

Tilda Swinton oynadığı birbirinden farklı kadınlarla İstanbul Modern Sinema’da izleyiciyle buluşuyor. Tilda: Prenses Diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu Orbital’ın ‘The Box’ isimli parçasında ‘uzaylı’yı oynadı, ‘The Maybe’ adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, Jarman’ın ‘The Garden’ filminde Meryem Ana’yı canlandırdı.Swinton, Jarman’ın 1994’te ölümünden sonra Hollywood filmlerinde de oynamaya başladı. ‘Dipsiz’, ‘Narnia Günlükleri’ ve Oscar’a aday da olduğu ‘Avukat’, Coen’lerin Venedik Film Festivali’nin açılışını yapan son filmleri ‘Burn After Reading’ gibi filmlerde yer aldı.

 


 

1 kişi tarafından 3.0 olarak değerlendirildi

  • Currently 3/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 02 Eylül 2008 Salı 02:48
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed