Nikon Durdu durdu patladı patlattı :)

CHIP Online14 bitlik analog dijital çevirici kullanan D300, Nikon'un Expeed imaj işlemcisine sahip. Söz konusu işlemci gerçek zamanlı olarak lensten kaynaklı renk saçaklanmalarını (chromatic aberration; renklerin dalga boylarındaki farklılık nedeniyle lensin her renge eşit odaklanamamasından kaynaklanan bir bozulma) düzeltme özelliği var. Böylelikle cihaz renk netleme özelliğine de sahip oluyor. Ayrıca bu işlemci Active D-lightning özelliği sayesinde gölge ve parlak tonlar arasında sınır değerlerin oluşmasını sağlayarak fotoğrafın tümünde doğru kontrast değerlerine ve yüksek keskinliğe ulaşılmasını sağlıyor. Bunu da kullandığı bir filtre sayesinde imaj üzerinde tespit ettiği karanlık noktaların tonlarını açarak sağlıyor. Pek tabii Expeed imaj işlemcisi 12 milyon piksellik bir imaj verisinin işlenme ve hafıza kartına aktarılmasındaki hızdan da sorumlu. Zira Nikon D300, JPEG biçiminde saniyede 6 kare hızında 100 kare çekim hızına ulaşabiliyor. Tabii ek batarya veya adaptör yardımıyla kare hızını 8 megapiksele yükseltebilirsiniz. Ayrıca 0.13 saniyede açılan makine, çekim anından imajın kaydedilmesine kadarki süreyi 45 milisaniyede kat ediyor.

ISO 200-3200 ışık duyarlılığı değerleriyle gelen cihaz, boost özelliğiyle ISO 100-6400 değerlerine ulaşabiliyor. D300, Bulb modunun yanı sıra (enstantane zamanının belirlenmesini size bırakan mod) 30-1/8000 enstantane değerlerine sahip. Ayrıca ½ ya da 1/3 EV adımında -5, +5 pozlama telafisi yapabiliyorsunuz. İsteğe bağlı olarak uzaktan kumanda aracılığıyla da hassas çekimler yapmanız mümkün; tabii 2-20 saniye aralığındaki otomatik zamanlayıcıyı kullanmayacaksanız. Compact Flash I ve II hafıza kartlarıyla çektiğiniz kareleri güvenle saklayabilirsiniz. RAW, TIFF ve JPEG biçimlerinde çekim yapan cihaz Nikon EN-EL3e lityum iyon batarya kullanıyor. Bataryayla birlikte ise kasanın ağırlığı 925 g'a çıkıyor.

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Fotoğraf
Posted by Alper Bellikli on 11 Kasım 2008 Salı 16:49
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Numaraya Göre operatör Sorgulama

Beklenen gün geldi. Numara taşıma hizmeti, ücretsiz olarak halkımızla buluşuyor. Asıl sorun hangi numara hangi operatörden hizmet alıyor onu bulmak.

\

İşte bu derdimiz için düşünceli Telekomünikasyon Kurumu numaranitasi.gov.tr adresli bir site yapmış. Berbat tasarımı ve hiç bir bilgi vermeyen yapısına (telefon numarasını ne şekilde gireceğiz gibi) rağmen, işe yarar bir hizmet.

Merak ettiğiniz telefon numarasını başına sıfır koymadan ve boşluk bırakmadan yazıyorsunuz ve hangi şirketten hizmet aldığını görebiliyorsunuz.

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Genel
Posted by Alper Bellikli on 10 Kasım 2008 Pazartesi 11:33
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Kod Arama Motorları

Html, CSS, C++ ve bunun gibi 31'e yakın kodlama dilinde kod aramanıza yardımcı olan siteleri sitepoint.com bir araya toplamış. Bu işe gönül verenler için gerçekten muazzam siteler.

Sitelerin bazı bölümlerinde en çok kullanılan dillerinde istatistiği de verilmiş. Şimdi siteleri tanıyalım....

\
1. http://github.com/codesearch

31 farklı programalama dilinde arama yapabilirsiniz.

\
2. http://www.krugle.org/kse/files

2.5 Milyon progam parçası içinde arama yapıyorsunuz..

\
3. http://www.koders.com/

"1,018,902,482" program parçası

 

4. http://www.codase.com/

Beta aşamasında 250 milyon program parçası arasında arama yapılabiliyor.

5. http://snippets.dzone.com/

14 bin üye tarafından sürekli güncellenmekte.

6. http://snipplr.com/

2 Senedir açık olan site de Web 2.0 üzerine program parçaları bulunmakta.

7. http://www.google.com/codesearch

Fazka söze gerek yok sanırım :)

8. http://www.kodara.com/

Türkçe Kod arama sitesi.

Bonus:

+ http://www.phpclasses.org/

Php arama morotu.

+ http://labs.oreilly.com/code/

2.6 Milyon program parçası...

kaynak:bildirgeç 

 

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Bilişim
Posted by Alper Bellikli on 10 Kasım 2008 Pazartesi 11:30
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Disney ve Pixar'in yeni filmi: UP

Disney ve Pixar'in yeni filmi UP 29 Mayis 2009 da gosterime sunacağını açıkladı ama resimlerine bakılırsa çok eğlenceli bir film olacak gibi duruyor :)

 

                   

 

 

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 10 Kasım 2008 Pazartesi 08:36
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

vee Göl Yazı

Gölyazı fotoğrafçılık anlamında Türkiye'nin simgesi olan bir köydür. Her fotoğrafçının da kesinlikle gitmesini ısrarla tavsiye ederim. Bursa-İzmir karayolunda Uluabat gölü (Apollont gölü) kıyısında küçük bir yarımada da kurulmuştur. Tarihi Roma dönemine kadar gider. Roma döneminden kalanları evlerin temel taşlarında görmek mümkündür. Tarihi ve coğrafi orijinal özellikler taşır. Apollon Krallığı'nın merkezi olarak bilinir. Köyün başlıca geçim kaynağı günümüzde balıkçılık ve zeytincilik'tir. 

AIESEC Kahvaltısından çıkar çıkmaz otobüsleri kaçtığını ve oradan taksi geçmediğini öğrenir öğrenmez otostop ile çekirgeye indik. Bu sırada cep telefonundan nete bağlanıp saatlerini kontrol ettik. 11 arabasına yetişmemiz için 10 dakika kalmıştı. Çerkirgeden  taksiyle metro ya yetiştik. Küçük sanayi ye vardık. Aksiyonumuz başarılı oldu 10:58 de oradaydık fakat otobüslerin 10:00 ve 14:00 da kalkacağını bize söylediler. Bizimle bekleyecek 18 kişi daha vardı. Biz 3 kafadar gittik Görükle otobüsüne teklifimizi sunduk onlarda kabul ettiler. Hiç bir yere uğramadan 20 dakika içinde orada olduk. İstediğimizden çok daha ii oldu. Çılgınlar gibi fotoğraf çekmeye başladık. Derken Sedat'ında üye olduğu Uludağ fotoğrafçılık klübünü yakaladık ve fotoğraf maceramız gün boyunca sürdü. Fotoğraflar aşağıda ;)

 

           

                                       

       

       

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 09:01
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Bursada 3.Gün

Akşamına çıktıktan sonra Ulu Cami üninde ilginç şekillerde pozlar verdikten sonra Pirinç handa nargile içerek günü noktaladık.

             

Bursada 3.Gün

Gece 4 e kadar muhabbet edip saat 7:40 ta kalkmak biraz koydu ama yinede herşey AIESEC için deyip @ in düzenlediği uludağın eteklerinde olan inkaya tarihi çınarda kahvaltıya gittik. Inanılmaaaaz bir kahvaltı yaptık. Genel Merkez Başkanıda bizimle beraberdi gurur duyduk ;) 

 

             

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 06:52
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Bursada 2.Gün.

Bursada 2.Gün. 

Partynin etkisi hala daha süryordu. Sedat AIESEC'in yeni üyesi olduğu için her etkinliğine katılmak istiyor asla caymaması için de motiveyle ve gazla besledim :D İlk olağan toplantısı 01.11.2008 de saat 01:00 de oldu. Ben ailemle vakit geçirmeyi tercih ettim. Babamada nikon makina seçtik. Olağan toplantının sonuna yetiştim. AIESEC Bursa'nın Yönetim Kurulunun çok iyi olduğuna şahit oldum :) Umarım bundan sonraki YK da aynı performansı sağlar. Toplantı Çatı da yapıldığı için çok samimi bi ortam olmuştu toplantı esnasında sedat makinasıyla çıkır çıkır foto çekiyordu. Toplantı bittiğindede ilgi alanı oldu 5 dakika içinde 9999 tane modeli oldu.
Fotoğraf makinalarımızla çok eğlendik. Akşamada halamlara söz vermiştim. Sedatıda davet ettim ve onlara gitmeye karar verdik. Toplantı sonrasında muhabbetler ettik bolbol fotograflar çekildik. Sonrasında tophane de çay içmeye karar verdik. Tophane ye gitmek üzere yola koyulduk ama fotoğraf makinası elimizde olduğu için 25 dakikalık yolu yaklaşık 2 saatte çıktık. Akşamda halamda olacak şekilde problemi schedule ettik. Tophanede güzel bir yürüyüş yapıp bursa manzarasında çay içtik :) Tesadüf eseri babamı aradım oda heykelden geçip halamlara gideceğini söyledi. Heykelde bizi aldılar ve halamlara gittik. Çok güzel bir çorbayla başladığımız yemeğimizde kuru fasulye ve pilavla devam ettik sonrasında börek ve yogurtlu kızartma yedik. Ama bizi bildikleri için biraz miktarlar fazla olarak ayarlanmış bizde yemeyiz demedik ama ben 02:00 a kadar miğdemin içindekileri hissettim. 

         

      

 

          

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 06:19
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

AIESEC Bursa - Gemlik

       

Askerlik işlerimi bitirdikten sonra kuzenimi görmeye Gemliğe yola çıktık. Teyzemin evine vardık evi tüm körfezi görüyor o muhteşem manzaraya karşı yemek yedik. yeni doğan kuzenimi uzun bir süre sevdikten sevip bir çok fotoğrafını çektim. Hep akrabalar bir araya gelince küçüklüğümüzden söz açılıp şimdiki durum değerlendirilir :D Bunu orada bir kez daha yaşadım. Oradan çıkıp Sedatla AIESEC Bursa'nın Kişisel gelişim eğitime katıldık. Eğitimde Yale üniversitende yapılan bir istatistikten bahsettiler. 1000 küsür öğrenciyi toplamışlar ve gelcek 5 yılınızı planldınız mı diye sormuşlar sonra gelecek 10 yılınızı planladınız mı diye sormuşlar ve son olarak gelecek 20 yılınızı planladınız mı diye sormuşlar. Eller kalkmış inmiş vs. Peki bu yaptığı planı kimler not etti diye sormuşlar. Sadece %3 ü el kaldırmış ve 20 yıl yale üniversitesindeki bu öğrenciler arasında tekrardan araştırma yapıyor ve bu ajandasına not alan %3 öğrencinin paralarının toplamı %97 sinden daha fazla olduğunu tespit ediyorlar.

         

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 05:58
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

Askerlik Tecili

Askerlik işiyle herkes koşuşturduğunu ve benimde bir an önce yapmam gerektiği aklıma geldi. İstanbulda yer bilmem yol bilmem ki insanlar saat 3 te askerlik şubesinde sıraya girdiklerinide öğrenince burada askerlik tecili yaptırmaktan vazgeçtim. Kütüğüm nasılsa çok uzakta değil en iyisi ben Bursada yaptırayım geçiyim hem haftasonunu değerlendiririm hem akrabalarımı görürüm dedim. Şirketteki işlerimizi remote bağlanıp sistem kontrollerini yapma sırası bendede deilmiş hafta sonu hava durumuda müthişmiş herşey istediğim gibi duruyordu. perşembe akşamı yola çıktım. biraz trafik yedikten sonra saat 10:30 gibi eve vardım. Askerlikle ilgili belgelerimi kapının yakınına koyduktan sonra saatimi 05:20 ye kurdum. Diğer sabah 05:32 de askerlik şubesinin önündeydik. İlk ben gitmiştim 15 dakika sonra insanlar dökülmeye başladı. Orada otopark görevlisinin bilgisayarlar ilgili sıkıntısı warmış abem bi bakarmısın demesi üzerine askere sıramı tutmasını rica edip otopark görevlisinin bilgisayarındaki problemi çözüp yine sırama girdim. Saat 08:30 da kapılar açılması üzerine evraklarımı gösterdim askerliğimi erteleticem dedim ve çavuş beni içeri almadı bugun işlem yapmıyoruz sadece askerlik muayeneleri olanları alacaklarını söylediler. İstanbuldan gelmişim 5:30 dan beri sıradayım böyle demesini kaldıramadım. Eniştemin ofisine gidip askerlik şubesini aradım ve işlemlerin yapılabileceğini söylediler. Bende hemen aynen geri döndüm nöbetçi memurla konusacağımı söyledim ve en ön sıradan beni aldılar. mektupta yazan belgelerimi verdim fakat bunların geçerli olmadığını söylediler. ek olarak okuduğum belgeden bir belge daha almam gerektiğini söylediler haydaaa. ne yapmalı ne etmeli mecburen babamı uyandırıp aöf fakültesinden istenen belgeyi almaya gittik. Oraya gittiğimde bana bu belgeleri şu anda veremeyeceklerini fakat onun yerine geçen başka bir belgeyi temin edeceklerini söylediler. Askerlik şubesini arayıp bu belgeyi kabul edebilirmisiniz diye sordum onlarda tamam olur biz üst kurumdan hallederiz zaten dedi. Bende dilekçeyi doldurup gerekli belgeyi aldım. Askerlik şubesine babam beni yetiştirdi. Belgeyi verdim ve bunun işlemi çok uzun bilgisayarlar saat 10:00 da kapanacak bu işlemleri yapmaya zamanımız yok sen zaten üniversite okumuşsun onun tecilini kullanalım dediler ister istemez peki demek zorunda kaldım. Saat: 09:20 bana ilgili evrakları verdiler tıkır tıkır yazdım onayını beklemek çok daha uzun sürüyor. 10:10 komutan çıktı bilgisayar kapatımları 11 olmuştur diye bağırdı. Belgelerim onaylandı ve bir de muayene olmam gerektiğini söylediler bişiler yazdılar yolu tarif ettiler saat 10:50 de sağlık ocaginda sıradaydım. 15 sırada numara aldım ama doktorun odasına gidip benim çok acil işlerimi halletmem lazım istanbuldan bunun için geldim. 10 dakikam var dedim ve ilk olarak aldılar. onayı için baş hekime gönderdiler fakat başhekim yok yardımcısı vardı. beni kapının dışına gönderdi ben asker diye bağırınca gel tamam mı dedi. Yaa bana böyle demeyin psikolojik olarak hazır değilim lütfen ayıp oluyor dedim meğer içerdeki 50 kişi bizi dinliyormuş. muhteşem bi kahkaha koptu :D 2 dakika sonra içerideki yardımcı "ASKER" diye bağırdı herkes yine bi koptu. evraklarım 10:59 da onaylandı ve koştura koştura askerlik şubesine gittim. saat 11:04 te oradaydım. Nasıl bu kadar hızlı hallettiğime çok şaşırdılar .İnsanlar artık bilgisayarları kapatmaya başladı. Nöbetçi memur benim için işlemler bitene kadar bilgisayarı açık tutacağını söyledi. Bende neden bu kadar erken saatte kapatıyorsunuz dedim. Bugun ayın son iş günü bilgisayarlar kapatılıp database yedeği alınıp ankaraya kartuş gönderdiklerini söylediler. 11:06 da kadın evraklarımı yazmaya başladı 11:24 geçti ben soğuk terler dökmeye başladım. Oradaki yönetici memur nöbetçi memura bilgisayarı kapasana artık diye bağırdı. ben kalp krizi geçiricektim ki saat 11:26 da tüm evraklarım hazırlanmış şube başkanının imzası atması üzere bana verildi. şube başkanı içeride toplantı yapmaya başladı sonra odasından çıktı elaleme bağırdı tekrardan odasına girdi ve beni çağırdı saat 11:54 tü imzayı attı bende memura verdim ve çıktım. 12:00 da askerlik şubesinden çıkmıştım ama inanılmaz bir gün geçirmiştim. altı buçuk saatte işlerimi hallettiğime çok sevindim. O günkü adrenalin salgım bana 1 ay yeticek. :D

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Sosyal Yaşam
Posted by Alper Bellikli on 08 Kasım 2008 Cumartesi 05:25
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed

IBM Lotus Güvenli Tümleşik İletişimde Yeni Dönemi Anlattı

Bu sene Türkiye’de 70. yılını kutlayan IBM’in yazılım markalarından Lotus, Yazılım Zirvesi 2008 sırasında yapmış olduğu oturumlarla birçok farklı başlıkta katılımcılara bilgi verdi.

Gerçekleştirilen sunumlarda IBM Bilgi Teknolojileri Üst Düzey Mimarı Ron Sebastian, iletişimde girilen yeni dönemden bahsederken, IBM İnternet Güvenliği Sistemleri Veri ve İçerik Güvenliği İş Kolu Teknik Ürün Yöneticisi Sean Brown ise Lotus Protector ürün ailesini detaylı olarak katılımcılarla paylaştı. Türkiye’nin dev firmaları Lotus ile gerçekleştirdikleri projelerden bahsettiler. Coca Cola, Turk Telekom, Kerevitaş gibi şirketler Lotus uygulamalarıyla iş yapış şekillerinin nasıl değiştiğini anlattı.

“Lotus Sametime ile İletişimde Tümleşik Dönem” başlıklı konuşmasında Ron Sebastian, katılımcılara zaman içerisinde iletişimin nasıl şekil değiştirdiğinden bahsetti. Sebastian,

    Biz işe başladığımızda elektronik posta bizim en önemli haberleşme yöntemimizdi. Ancak şu anda çocuklarımız posta kullanmak yerine, anında mesajlaşma sistemlerini ve sosyal topluluk sitelerini kullanıyorlar. Yakın zamanda bu nesil firmalara girip çalışmaya başlayacak. Eğer firmalar bu kişilere hala elektronik posta ile iş yaptırtmaya çalışırlarsa büyük sorunlar yaşanacaktır.

dedi. Lotus Sametime yazılımının firmaları bu şekilde geleceğe hazırladığından bahseden Sebastian, katılımcılara görsel olarak yazılımın özelliklerini detaylı olarak gösterdi.
Sean Brown ise Lotus Protector ürün ailesinin Lotus kullanıcılarına sağladığı yararlardan bahsetti. Dünyada SPAM ve zararlı yazılımların giderek artan bir alan olduğundan bahseden Brown, sözlerine şöyle devam etti :

    Amerika ve Rusya’nın ardından Türkiye, dünyaya en çok SPAM maili atan ülkeler sıralamasında üçüncü olarak geliyor. Tüm SPAM’in yüzde 8’i Türkiye’den gerçekleşiyor. Türkiye, sadece 2008 yılı içerisinde 6 Trilyondan fazla zararlı mail gönderimi gerçekleştirdi”. Lotus Protector’un firmalara yüzde 98’lik bir koruma sağladığından bahseden Brown, “Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre bir işçinin bir yıl boyunca ayıkladığı SPAM mailler yüzünden iş kaybı 700 doların üzerinde. Lotus Protector bu iş kaybını sıfıra yaklaştırıyor.

dedi. IBM Yazılım Zirvesi 2008 hakkında yorum yapan IBM Turk Lotus Satış Yöneticisi Murat Tüzüm, gerçekleştirilen oturumlar için şunları söyledi :

IBM, bu sene Değişim Açlığı konusunu Yazılım Zirvesi’nde inceledi. Firmaların gelecekte karşılaşacakları sorunları ve bu sorunlarla başa çıkma yollarını müşterilerimiz ve katılımcılarımızla paylaşmaktan son derece mutluyuz. Özellikle tümleşik iletişim ve güvenlik konularında verdiğimiz bilgilerin şirketlere yarar sağlayacağını düşünüyoruz. Çok değerli ve konusunda uzman IBM profesyoneli konuşmacılarımız, yoğun ilgi gördü. Lotus kullanıcıları, bizim onları geleceğe taşıma vizyonumuza bir kez daha şahit oldu.

Bu yazıyı ilk değerlendiren siz olun

  • Currently 0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Categories: Bilişim
Posted by Alper Bellikli on 23 Ekim 2008 Perşembe 11:28
Permalink | Yorumlar (0) | Post RSSRSS comment feed